Archive for the ‘Şarkı Sözleri’ Category

Ahmet Kaya

Ekleyen TAMER Eylül - 28 - 2009

Acı Ninni
Uyusun ha iyi büyüsün
Camlar buğulanmasın
Sen uyu uyusun
Bulutlar uyanmasın
Işıklar uyanmasın
Camlar buğulanmasın.

Sen uyu, uyanmasın
İstanbul uyusun
Karagümrük uyusun
Fatih uyusun
Atatürk bulvarında
Rüyalar büyüsün.

Sen uyu, uyusun
İstanbul uyanmasın
Gemiler uyanmasın
Camlar buğulanmasın
Cibali uyanmasın
Kalbim buğulanmasın
Gemiler uyanmasın
Camlar buğulanmasın
—————————————-
Acılara Tutunmak
Acı çekmek özgürlükse
Özgürüz ikimiz de
O yuvasız çalıkuşu
Bense kafeste kanarya

O dolaşmış daldan dala
Savurmuş yüreğini
Ben bölmüşüm yüreğimi
Başkaldıran dizelere

Aramakmış oysa sevmek
Özlemekmiş oysa sevmek
Bulup bulup yitirmekmiş
Düşsel bir oyuncağı

Yalanmış hepsi yalan
Yalanmış hepsi yalan
Sevmek diye bir şey varmış
Sevmek diye bir şey yokmuş

Acı çektim günlerce
Acı çektim susarak
Şu kısacık konuklukta
Deprem kargaşasında

Yaşadım birkaç bin yıl
Acılara tutunarak
Acı çekmek özgürlükse
Özgürüz ikimiz de

Acılardan arta kalan
İşte bu bakışlarmış
Buğu diye gözlerimde
Gün batımı bulutlarmış
———————————
Ada Sahilleri
Ada sahillerinde bekliyorum
Her zaman yollarını gözlüyorum
Seni senden güzelim istiyorum
Beni şad et şadiye başın için
Her zaman sen yalancı ben kani
Her zaman orta yerde bir mani
Her zaman sen uzakta ben müştak
Her tellakide bir hayalin berrak
Nerede o mis gibi leylaklar
Sararıp solmak üzere yapraklar
Bana mesken olunca topraklar
Beni yad et güzelim başın için
——————————————–
Adı Bahtiyar
Geçiyor önümden sirenler içinde
Ah eller üstünde çiçekler içinde
Dudağında yarım bir sevdanın hüznü
Aslan gibi göğsü türküler içinde
Rastlardım avluda hep volta atarken
Cıgara içerken yahut coblanırken
Kimseyle konuşmaz dal gibi titrerdi
Çocukça sevdiği çiçeği sularken
Diyarbakırlıymış adı Bahtiyar
Suçu saz çalmakmış öğrendiği kadar
Geçiyor önümden gül yüzlü Bahtiyar
Yara aldığı yerde kalan sazı kadar
Beni tez saldılar o içerde kaldı
Çok sonra duydum ki Yozgatta sürgünde
Ne yapsa etse üstüne gitmişler
Mavi gök yüzünü ona dar etmişler
Gazetede çıktı üç satır yazı ile
Uzamış sakalı çatlamış sazıyla
Birileri ona ölmedin diyorda
Ölüm ilanında hüzünle gülüyordu
—————————————————
Adı Yılmaz
Dalyan gibi bir çocuktu
Benim gözümde küçüktü
Küstüde dağlara çıktı
İner mi inmez mi bilmem

Şimdi dağların tozudur
Belki isyanın sazıdır
Halen kalbimde sızıdır
Diner mi dinmez mi bilmem

Adı Yılmaz kendi yılmaz
Makamı yok dem tutulmaz
Dağlara soru sorulmaz
Döner mi dönmez mi bilmem

Mavi gözleri boncuktur
Ölüm korkusu şuncuktur
Azrail atı kancıktır
Biner mi binmez mi bilmem

Parkasına kar yağmıştır
Bir kenarda ağlamıştır
Belki elleri yanmıştır
Söner mi sönmez mi bilmem

Adı Yılmaz kendi yılmaz
Makamı yok dem tutulmaz
Dağlara soru sorulmaz
Döner mi dönmez mi bilmem
————————————————
Ağladıkça
Dağlarda öfkeli başım
Serhatta hep akşam oluyor
Nasipsiz kıştan mı
Yağmurdan mı yoksa aşktan mı

Ağladıkça ağladıkça, dağlarımız yeşerecek
Görecek göreceksin, ağladıkça ağladıkça
Geceyi tutacağız, görecek göreceksin
Ağladıkça ağladıkça güneşi tutacağız
Görecek göreceksin

İlk yazda bitti telaşım
Alnımda hep kavga duruyor
Vakitsiz hırstan mı
Bahardan mı yoksa aşktan mı

Ağladıkça ağladıkça, bozkırlar yeşerecek
Görecek göreceksin, ağladıkça ağladıkça
Güneşi tutacağız, görecek göreceksin
—————————————————
Ağlama Bebeğim
Ağlama bebek, ağlama sende
Umut sende yarın sende.
Yağmur gibi gözlerinden akan yaş niye,
Bu suskunluk, bu durgunluk, sıkıntın niye.

Çok uzakta öyle bir yer var
O yerlerde mutluluklar
Paylaşılmaya hazır
Bir hayat var.

Ağlama bebeğim ağlama sende
Acı sende hasret sende.
Dalıp dalıp derinlere düşünmen niye,
Bu küskünlük, bu dargınlık, kızgınlık niye
———————————–
Ah
Yüzünün yarısı göz kadife yansımalı
Bulutlu siyah ah bulutları eflatun
O boy aynasından çıktı fransızın malı
Vişne asidi vardı tadında rujunun
Ah sinema yıldızı filan olmalı
Ağızlığı kristal son derece uzun
Bir kibrit çakıldı mı ah yağmurluklu kız
Alevinden anlamlı dumanlar üfürüyor
Ah çocuk yüzünde gül goncası ağız
Saçlarından incecik su tozu dökülüyor
Sığınak gibi derin ağaçlar gibi yalnız
Karartma başlamış ışıklar örtülüyor
Ellerinde ruh gibi ah portakal kokusu
Kırkmaları morsalkım göz kapakları saydam
Çok vapurun battığı bir liman orospusu
Bir hırsla öptüm ki ah ölürüm unutamam
Ay ışığında deniz akordeon solosu
Pırıl pırıl yaşadım üç dakika tastamam
Görkemli çadırında italyan lunaparkın
Sanki zeytin düşürür yerlere gözlerini
Ah tahtına kurulmuş bol sakallı bir kadın
Sutyenler tutmuyor çılğın göğüslerini
Kaşları ip incesi kumral kirpikleri kalın
Kim görse şaşırır sakalının süslerini
Tavana asılmış sosyalist saçlarından
Ah sabah sabah omuzları kan içinde
İşkence sonrası genç bir kadın militan
Yığınlar uğulduyor hummalı gençliğinde
Adı bile çıkmamış dudaklarından
Doğru yaşadığının sımsıkı bilincinde
———————————————–
Ah Ulan Rıza
Neden hala gelmedi?
Saati mi şaşırdı bu hıyar?
Gerçi hiç saati olmadı ama..
En azından birine sorar.
Cebimde bir lira desen yok!
Madara olduk meyhaneye
Ahh eşek kafam benim.
Nasıl da güvendik bu hergeleye?
Gelse balığa çıkacaktık
Ne çekersek kızartıp rakıyla yutacaktık.
Kafamız tam olunca şarkılar döktürüp,
Enterasan hayellere dalacaktık.
Bu sandalı geçen hafta çalıntıdan düşürdük
Arkadaşlar ısrar etti,
Biz de iyi olur, bize uyar diye düşündük.
Saat sekizde gelecekti.
Bana beş milyon borç verecekti..
Yoksa O nemrut karısıkaçtı da,
Onun peşinden mi gitti?
Eğer öyleyse yandık!
Gudubet gene yaptı yapacağını!
Geçen sene merdivenden itip
Kırmıştı Rıza’nın bacağını
Korkuyorum, bir gün ya kendini asacak,
Ya da horlarken Rıza’yı boğacak.
Bak şimdi acıdım, aşkolsun adama…
Ben olsam vallahi başedemem!
Hele beş tane velet var ki boy boy,
Allah’tan düşmanıma dilemem
Aslında iyi çocuktur Rıza , efendi huyludur.
Herkesin suyuna gider.
Yoksa, kalıba vursan hani,
Tek başına on tane adam eder.
Bir keresinde hiç unutmam,
Üç beş zibidi haraca dadandı.
Rıza sandalyeyi kaptığı gibi
Herifleri hastaneye kadar kovaladı!
Aynı mahallede büyüdük,
Aynı kızları sevdik,
Aynı kafadaydık.
Orta ikiden bıraktık, matematik ağır geliyordu.
Biz başka havadaydık.
Aynı gömleği giyer, aynı sigaraya takılır,
Aynı takımı tutardık.
Fener’in maçına iddiaya girer,
Millete az mı yemek ısmarlattık.
Bir tek askerde ayrı düştük.
Bana Bornova düştü, ona Gelibolu.
Döner dönmez evlendirdiler,
En büyük salaklığı da bu oldu.
Ben se hiç düşünmedim, zaten param yoktu.
Hep tek tabanca gedim…
Benim beğendiğimi anam istemedi,
Onun gösterdiğini ben sevmedim.
Neyse bunlar derin mevzu..
Anlaşıldı bu herif gelmeyecek
Ufaktan yol alayım.
Anam evde yanlız, şimdi meraktan ölecek.
Gittim, vurdum kafayı yattım.
Rüyamda gördüm gülümseyerek geldiğini…
Ne bilirdim yolda kamyon çarpıp,
Hastaneye kavuşmadan can verdiğini?!
Vay be Rıza………..
Sonunda sen de düştün Azrail’in peşine!
Dün boşuna günahını almışım.
Ne olur kızma bu kardeşine…
Öğlen kahvede söylediler. Rıza ölmüş! dediler.
Ne kolay söylediler.
Sanki dev bir taş ocağını,
Kökünden dinamitleyip, üstüme devirdiler!
Ahh dostum… O kocaman gövdene
O beyaz kefeni nasıl kıyıp giydirdiler?
O zalim tabutun tahtalarını,
Senin üzerine nasıl böyle çivilediler?
Yani sen şimdi gittin!…
Yani bir daha olmayacak mısın?
Yani bir daha borç vermeyecek,
Rakı ısmarlamayacak mısın?
Peki, beni kim kızdıracak?
Kim zar tutacak, kim ağzını şapırdatacak?
Peki, beni bu köhne dünyada
Senin anladığın kadar kim anlayacak?
Ulan Rıza…..
Ne hayallerimiz vardı oysa…
Ne acayip şeyler yapacaktık.
Totoyu bulunca dükkan açıp,
Adını Dostlar Meyhanesi koyacaktık.
Talih yüzümüze gülecekti be…
Karıyı boşayıp,
Sıfır bir Mercedes alacaktık.
Hafta sonu iki yavruyu kapıp
Boğaz yolunda o biçim fiyaka atacaktık.
Ah ulan Rıza…….
Bu mahallenin nesini beğanmedin de,
Öte yana taşındın?
Arasıra gıcıklaşırdın ama inan…
Benim en kral arkadaşımdın.
Ulan Rıza….ben şimdi bu koca deryada tek başıma ne halt
ederim?
Senden ayrılacağımı sanma…
Birkaç güne kalmaz ben de gelirim.
——————————————————————
Amanın Minnoş
Dağda keklik avlarım
Tabancamı yağlarım
Ben bir öksüz oğluyam
Gençliğime yanarım
Amanım minnoş, minnoş
Yaktın beni minnoş.

Yine oldu akşamlar
Eğleniyor gagoşlar
Vay benim deli gönlüm
Nerelerde akşamlar
Amanım minnoş, minnoş
Yaktın beni minnos

Zalım ağlattı beni
Derde bağlattı beni
En yoksul&kötü günlerimde
Bıraktı gitti beni
Amanım minnoş, minnoş
Yaktın beni minnoş.
——————————————————————–
Arka Mahalle
Ağladım gözyaşlarım döndü denize
Ben derdimi kimseye söyleyemedim
Kurşunlara gelirken arka mahallede
Düştüm de yerlere bir of demedim

Başıma neler geldi sana diyemedim
Beni kaç kere dövdüler
Adını söylemedim of of of of
Yıkılsın evin

Ağladım gözyaşlarım düştü ateşe
Yine de bu yangını söndüremedim
Bağıra bağıra yazdım seni içime
Bir kez olsun yüzünü güldüremedim
————————————————
Ay Gidiyor
Canım ey canım ey
Canım eylen ey
Evimi başıma yıkıp giden hey

Kapkara büyürken
Geceler derinden
Canımı içimden
Alıp giden hey

Ay gidiyor
Güllerim kanıyor
Gün yüzünü dönüyor

Ay gidiyor
Günlerim yanıyor
Gül yüzün dönmüyor

Canım ey canım ey
Yanan ömrüm ey
İçime ateşi
Koyup giden hey

Sessizce büyürken
Avluda cehennem
Güneşi koluna
Takıp gelsen hey
———————————————————-
Ay Karanlik
Maviye
Maviye çalar gözlerin,
Yangın mavisine
Rüzgârda âsi.
Körsem,
Senden gayrısına yoksam,
Bozuksam,
Can benim, düş benim,
Ellere nesi?
Hadi gel,
Ay karanlık…
İtten aç,
Yılandan çıplak,
Vurgun ve belâ
Gelip durmuşsam kapına
Var mı ki doymazlığım?
İlle de ille
Sevmelerim,
Sevmelerim gibisi?

Oturmuş yazıcılar
Fermanım yazar
N’olur gel,
Ay karanlık…
Dört yanım puşt zulası,
Dost yüzlü,
Dost gülücüklü
Cıgaramdan yanar,
Alnım öperler,
Suskun, hayın, çıyansı,
Dört yanım puşt zulası,
Dönerim dönerim çıkmaz.

En leylim gecede ölesim tutmuş,
Etme gel,
Ay karanlık…
——————————————————-
Ayrılığın Hediyesi
avutulmuş çocuklar çoktan sustu
bir ben kaldım tenhasında gecenin
avutulmamış bir ben…

şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
ki bu yaşlar
utangaç boynunun kolyesi olsun
bu da benim sana
ayrılırken hediyem olsun

soytarılık etmeden güldürebilmek seni
ekmek çalmadan doyurabilmek
ve haksızlık etmeden doğan güneşe
bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi
mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun..
şimdi iyi niyetlerimi
bir bir yargılayıp asıyorum
bu son olsun be..bu son olsun!
bu da benim sana
ayrılırken hediyem olsun!

şimdi saat yokluğunun belası
sensiz gelen sabaha günaydın!
işi-gücü olanlar çoktan gitti
bir ben kaldım voltasında sensizliğin
hiç uyumamış bir ben…

şimdi dişlerimi sıkıp
dudaklarıma kanamayı öğrettim
ki bu kızıl damlalar
körpe yanağında bir veda busesi olsun
bu da benden sana
heba edilmiş bir aşkın
son nefesi olsun…

kafamı duvara vurmadan
tanıyabilmek seni
beyninin içindekileri anlayabilmek
ve yitirmeden, yüzündeki anlık tebessümü
bütün saatleri öylece durdurabilmek için
çıldırasıya paraladım kendimi
lanet olsun!
artık sigarayı üç pakete çıkardım günde
olsun be! ne olacaksa olsun!
bu da benim sana
ayrılırken şikayetim olsun

gözyaşım utangaç boynunun inciden kolyesi olsun
her damla vefasız teninde bir veda busesi olsun isterim
sende ben gibi yan ömrüne hep ağla hep ağla
bu benden son dua
bu benden ayrılık hediyesi olsun
——————————————————————-
Bahtiyar
Geçiyor önümden
Sirenler içinde
Ak eller ustunde
Çiçekler içinde
Dudaginda yarım
Birsevdanın hüznü
Aslan gibi gögsü türküler içinde
Rastlardım avluda
Hep volta atarken
Cigara içerken yahut coplanırken
Kimseyle konuşmaz
Dal gibi titrerdi
Çocukça sevdiği çiçeği sularken
Diyarbakırlıymış adı bahtiyar
Suçu saz çalmakmış
Öğrendiğim kadar
Geçiyor önümden gül yüzlü bahtiyar
Yaralıyım yerde kalan sazı kadar
Benide saldılar o kaldı içerde
Çok sonra duydum ki
Yozgatta sürgünde
Ne yapsa ne etse üstüne gitmişler
Mavi gökyüzünü ona dar etmişler
Gazete çıktı üç satır yazıyla
Uzamış sakalı çatlamış sazıyla
Birileri ona ölmedin diyordu
Ölüm ilanında hüzünle gülüyordu
——————————————
Başım Belada
Bugün düsünemiyeceğin kadar başım belada
Köşe başları tutulmuş üstelik yağmur yağmada
İler-tutar yani yok (2)
Fişlenmişim adım-eşkalim bilinmekte
Üstelik göğsümde yani tam şuramda
Kirli sakalıyla bir eşkiya gezinmekte
Başım belada
Adamın biri vurulmuş sokakta
Cebinde adresim bulunmuş
Başım belada
Tabancamı unutmuşum helada
Nerden baksan tutarsızlık (2)
Nerden baksan ahmakça
başım belada
üzerime kan sıçramış doğarken
uykularım yarıda kalmış
başım belada
senelerce kuralsız yaşamışım
nere gitsem çaresi yok (2)
nere gitsem çaresi yok yanmışım

Sevdim inanamayacağın kadar seni esmer kız
Kirpiklerimde çırpınan şu tuzlu gözyaşımda
İhanetin adı yok(2)
Neylersin ki çember daralmakta
Şimdilik hoşçakal yaban çiçeğim
Yasal mermisiyle bir komiser yaklaşmakta

Başım belada
adamın biri vurulmuş sokakta
cebinde adresim bulunmuş
başım belada
tabancamı unutmuşum helada
nerden baksan tutarsızlık (2)
nerden baksan ahmakça
başım belada
üzerime kan sıçramış doğarken
uykularım yarıda kalmış
başım belada
senelerce kuralsız yaşamışım
nere gitsem çaresi yok (2)
nere gitsem çaresi yok yanmışım
başım belada
———————————————–
Ben Anadoluyum
Yinede ıslanmadı bir tek gün bile kirpiklerim
Kapına geldim beni bağışla
Kapına geldim
Nergislerini ateşe verdiler biliyorum
Hasretim acım sancım
Oy gene yandım gene yandım

Temmuz ekinlerine yüzüm süreyim
Yemin edeyimki sana
Köyünü ben ateşe vermedim
Kıyamadım sana
Artık sıkıldım arlandım usandım
İçim dışım kayıp doluyum
Ben anadoluyum
Gözlerindenmi öpeyim ille
Ağzım ağlıyor
Beni unutma
——————————————–
Benden Selam Söyleyin
Yağmurdan çıkar gelirdim
Başımı öne eğerdim
İşsizdim biliyordun
Çaresizdim biliyordun
Yine de çok seviyordun
Ya sonra?

Benden selam söyleyin,
O nazlı sevgiliye
Tutsakmış da ne olmuş
Demiş birisine
Benden selam söyleyin
O nazlı gözlerime
Unutamadım unutamadım

Acı tatlı günlerimiz
Oldu elbette (bizim de)
Anlatırdım gülerdin
Gözlerimden öperdin
Bu günler geçecek derdin
Ya sonra?

Benden selam söyleyin,
O nazlı sevgiliye
Hapismiş de ne olmuş
Demiş birisine
Benden selam söyleyin
O nazlı gözlerime
Unutamadım unutamadım
——————————————-
Beni Bul Anne
Dün gece gördüm düşümde
Seni özledim anne
Elin yine ellerimde
Gözlerin ağlamaklı
Gözyaşlarını sildim anne

Camlar düştü yerlere
Elim elim kan içinde
Yanıma gel yanıma anne
İki yanımda iki polis
Ellerim kelepçede
Beni bul beni bul anne

Dün gece gördüm düşümde
Seni özledim anne
Gözlerinden akan bendim
Düştüm göğsüne
Söyle canın yandımı anne
Camlar düştü yerlere
Elim elim kan içinde
Yanıma gel yanıma anne
————————————————
Beni Tarihle Yargıla
Titrek bir mum alevinin havaya bıraktığı bulanık bir is
Ve göz gözü görmez bir sis değildik biz
Beni bilimle anla iki gözüm , felsefeyle anla
Ve tarihle yargıla

Bal değildir ölüm bana , idam gül değildir bana ) 2
Geceler çok karanlık , gel düşümdeki sevgilim )
Ay ışığı yedir bana )

Ahh…ben hasrete tutsağım , hasretler tutsak bana
Bıyığımdan gül sarkmaz , bıyık bırakmak yasak bana
Mahpus bana, sus bana , yağlık ilmek boynuma
Sevgili yerine , koynuma idamlar alır, idamlar alır yatarım

Ve sonra sabırla beklerim , bulutları çekersiniz üstümden
Suçsuzluğumun yargılayıcılarını yargılarsınız
Ve o güzel geleceği getirirsiniz bana

Ölüm tanımaz işte o zaman sevgim
Tırnaklarımı geçirip toprağın sırtına, doğrulurum
Gözlerimde güneş koşar
Ve çiçekler ekersiniz, çiçekler ekersiniz toprağıma

Duygu bana, öykü bana , roman gibi her an bana ) 2
Hücremde yalnızım gel , gel düşümdeki sevgilim )
Soyunup hazırlan bana )

Biraz sonra asmaya götürecekler beni
Biraz sonra dalımdan koparıp öldürecekler beni
Hoşçakalın sevdiklerim

Dört mevsim , yedi kıta , mavi gök , bütün doğa hoşçakalın
Hoşçakalın sevdalılar
Çocuklar , üniversiteliler , genç kızlar
Sonsuz uzay , gezegenler ve yıldızlar , hoşçakalın

Hoşçakalın senfoniler, oyun havaları
Sevda türküleri ve şiirler
Bildirilerimizin ve seslerimizin yankılandığı şehirler
Dağlarında yürüdüğümüz toprak
Yalın ayak eylem adımlarıyla geçtiğimiz nehirler hoşçakalın

Hoşçakalın ağız tatları , sıcak çorbam , çayım , sigaram
Havalandırma sıram , banyo sıram, kelepçe sıram
Parkamı , kazağımı , eldivenlerimi , ayakkabılarımı
Ve kalemimi , ve saatimi
Ve kavgamı bıraktığım sevgili dostlar
Hoşçakalın , hoşçakalın

Dostum bana , sevdam bana , soluğunu geçir bana ) 2
Uyku tutmuyor gözüm , anılar sıraya girdi )
Gel anne süt içir bana )

Hoşçakalın anılarımı bıraktığım insanlar
Mutluluğu için dövüştüğüm insanlar
Yedi bölge, dört deniz , yedi iklim , altmış yedi şehir

Okullar , mahalleler , köprüler , tren yolları
Deniz kıyıları , balıkçı motorları , takalar
Asfalt yolları boyu dizilmiş fabrikalar
Ve işçiler ve köylüler…. hoşçakal ülkem

Hoşçakal anne , hoşçakal baba , kardeşim
Hoşçakal sevgilim , hoşçakal dünya
Hoşçakalın dünyanın bütün halkları

Sınırlı olmayan mekâna
Sınırlı olmayan zamana gidiyorum ben
En sevda halimle , en yaşayan halimle , gidiyorum dostlarım
Hoşçakalın , hoşçakalın…

Beni yaşamımla sorgula iki gözüm
Beni yüreğimle , beni özümle
Bilimle anla beni , felsefeyle anla beni
Tarihle anla beni , ve öyle yargıla

——————————————
Beni Vur
Bir ince pusudayım,
Yolumun üstü engerek
Bir yolun sonundayım
Sessizce tükenerek
Ben senin sokağına ulaşamam dardayım,
O masum gözlerine bakamam firardayım
Oysa ben bu gece yüreğim elimde
Sana bir sırrımı söylecektim
Şu mermi içimi delmeseydi eğer
Seni allıp götürecektim
Beni vur
Beni onlara verme
Külüm al uzak yollara savur
Dağılsın dağlara dağılsın vur
Öykümüz ama sen ağlama dur

Bir ince pusudayım
Bu gece zehir zemberek
Bir yolun sonundayım
Sessizce tükenerek
Ben senin ellerine ulaşamam dardayım
O masum hayallere dalamam ölmekteyim
Oysa ben bu gece yüreğim elimde
Sana bir sırrımı söylecektim
Şu mermi içimi delmeseydi eğer
Seni allıp götürecektim
Beni vur
Beni onlara verme
Külüm al uzak yollara savur
Dağılsın dağlara dağılsın vur
Öykümüz ama sen ağlama dur
———————————————–
Bir De Sen Gitme
Akşamlar böyle biter
Hep böyle dertli biter
Evli evine gider
Kuşlar yuvaya döner

Bir de sen gitme
Bir de sen gitme
Bir de sen gitme
İçimden
Yaralıyım ben

Giden bu yolculardan
En çok ben şanssızım
Ne kadar çok yaşadıysam
O kadar çok yalnızım

Biraz da sen ağla
Biraz da sen ağla
Ölürken bile hasretim sana
Bir tek sen anla
———————————————
Bir Anka Kuşu
Yüzlerce soğuk namlu üzerime çevrildi
Yüzlerce demir tetik aynı anda gerildi

Anne beni söğüdün gölgesinde vurdular
Öpmeye kıyamadığın oğlun yere serildi

Üşüştü birer birer çakallar üzerime
Üşüştü her bir yandan göğsüme ciğerime

Anne beni leş gibi yiyip talan ettiler
Teşhis edilmek için savurdular dövdüler

Şiir
Yeryüzündeki acıların hepsini, hepsini tattım heder oldum
Ekmeğime tütün kattım, beni milyon kere yaktılar üstüste
Bir anka kuşu gibi anne, bir anka kuşu gibi
Kendimi külümden yarattım

Geceler tanır beni, konarım göçerim ben
Geceler tanır beni, kan damlar içerimden

Anne sen beni unut, karanlıkğın bağrında
Kırmızılar ekerim, siyahlar biçerim ben

Suç üstü yakalandım, bölüşürken kalbimi
Suç üstü kelepçeyle, yardılar bileğimi

Anne ben diyar diyar, umudun savaşçısı
Bir tutam sevgi için, dağladım gözlerimi

Şiir
Prometustum çiviyle çakılırken taşlara
Ciğerimi kartallara yedirdim, sparta küstüm köleliğin
Çığlığında, aslanlara yem oldum tükendim, kör kuyuların
Dibinde yusuftum, kerbela çölünde hüseyin, zindanlarda
Cem sultan sehpada pir sultan, kaçıncı ölmem kaçıncı
Dirilmem bu tanrılardan ateş çaldım yüzyıllarca tutuştum
Üstüste yandım bir anka kuşu gibi anne
Bir anka kuşu gibi, kendimi külümden yarattım
——————————————-
Biz Üç Kişiydik
Biz üç kişiydik; Bedirhan, Nazlıcan ve ben
Üç ağız, üç yürek, üç yeminli fişek…
Adımız bela diye yazılmıştı dağlara taşlara
Boynumuzda ağır vebal, koynumuzda çapraz tüfek.

El tetikte kulak kirişte ve sırtımız toprağa emanet
Baldıran acısıyla ovarak üşüyen ellerimizi
Yıldız yorgan altında birbirimize sarılırdık
Deniz çok uzaktaydı ve dokunuyordu yalnızlık.

Gece uçurum boylarında, uzak çakal sesleri
Yüzümüze, ekmeğimize, türkümüze çarpar geçerdi
Göğsüne kekik sürerdi Nazlıcan, tüterdi buram buram
Gizlice ona bakardık, yüreğimiz göçerdi.

Belki bir çoban kavalında yitirdik Nazlıcan’ ı,
Ateşböcekleriyle bir oldu kırpışarak tükendi.
Bir narin kelebek ölüsü bırakıp tam ortamıza,
Kurşun gibi, mayın gibi tutuşarak tükendi…

Oy Nazlıcan vahşi bayırların maralı
Nazlıcan saçları fırtınayla taralı
Sen de böyle gider miydin yıldızlar ülkesine
Oy Nazlıcan… oy can evinden yaralı.

Nazlıcan serin yayla çiçeği
Nazlıcan deli dolu heyecan
Göğsümde bir sevda kelebeği
Nazlıcan ah Nazlıcan…

Artık yenilmiş ordular kadar eziktik, sahipsizdik
Geçip gittik, parka ve yürek paramparça
Gerisi ölüm duygusu, gerisi sağır sessizlik,
Geçip gittik, Nazlıcan boşluğu aramızda.

Bedirhan’ı bir gedikte sırtından vurdular
Yarıp çıkmışken nice büyük ablukaları
Omuzdan kayan bir tüfek gibi usulca
Titredi ve iki yana düştü kolları.

Ölüm bir ısırgan otu gibi sarmıştı her yanını
Devrilmiş bir ağaçtı ay ışığında gövdesi
Uzanıp bir damla yaş ile dokundum kirpiklerine
Göğsümü çatlatırken nabzımın tükenmiş sesi.

Sanki bir şakaydı bu, birazdan uyanacaktı,
Birazdan ateşi karıştırıp bir cigara saracaktı
Oysa ölüm sadık kalmıştı randevusuna ah
O da Nazlıcan gibi bir daha olmayacaktı.

Ey Bedirhan; katran gecelerin heyulası,
Ey Bedirhan; kancık pusuların belası
Sen de böyle bitecek adam mıydın, konuşsana…
Ey Bedirhan ey mezarı kartal yuvası.

Bedirhan mor dağların kaçağı
Bedirhan mavi gözleri şahan
Zulamda suskun gece bıçağı
Bedirhan ah Bedirhan.

Biz üç kişiydik
Üç intihar çiçeği
Bedirhan, Nazlıcan ve ben
Suphi…
———————————————
Bir De Sen Gitme
Akşamlar böyle biter
Hep böyle dertli biter
Evli evine gider
Kuşlar yuvaya döner

Bir de sen gitme
Bir de sen gitme
Bir de sen gitme
İçimden
Yaralıyım ben

Giden bu yolculardan
En çok ben şanssızım
Ne kadar çok yaşadıysam
O kadar çok yalnızım

Biraz da sen ağla
Biraz da sen ağla
Ölürken bile hasretim sana
Bir tek sen anla

——————————————–
Bizim Hikayemiz
Bir güneşti gördüğüm dağlar ardında
Uzanıp gittiğim yollar ateşti sanki
Tuttuğum ellerde dostluk saklı bağrımda
Yürüyüp gittiğim yollar ateşti sanki.

Bir volkandı içimizde coşan nehirler
Coştukça umutlar hep taşardı sanki
Ne oldu bizim güneşe neden doğmuyor
Uzun uzak gecelerde sabah olmuyor.

İşte bizim hikayemiz hep böyle gider
Umutlar hep gecelerde yol olur gider
İşte bizim hikayemiz burada biter
Aydınlıklar karanlıkta yol olur gider
———————————————–
Bu Da Benim Sana
Şimdi saat sensizin ertesi
Yıldız dolmuş gökyüzü ayaydın
Avutulmuş çocuklar çoktan sustu
Bir ben kaldım bir ben kaldım
Tenhasında gecenin avutulmamış ben
Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettin ki bu yaşlar
Utangaç boynunun kolyesi olsun
Buda benim sana buda benim sana ayrılırken hediyem olsun

Soytarılık etmeden güldürebilmek seni
Ekmek çalmadan
Doyurabilmek ve haksızlık etmeden doğan güneşe bütün
Aydınlıları içine süzebilmek gibi mülteci isteklerim oldu
Arasıra biliyorsun
Şimdi iyi niyetlerimi bir bir
Yargılayıp asıyorum
Bu son olsun bu son olsun

Şimdi saat yokluğun belası
Sensiz gelen sabaha günaydın
İşi gücü olanlar çoktan gittiler
Bir ben kaldım bir ben kaldım
Voltasında gecenin hiç uyumamış ben
Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettin ki bu yaşlar
Utangaç boynunun kolyesi olsun
Buda benim sana buda benim sana ayrılırken hediyem olsun

Kafamı duvara vurmadan tanıyabilmek seni
Beyninin içindekileri anlayabilmek ve yitirmeden yüzündeki
anlık
Tebessümü
Bütün saatleri öylece dondurabilmek için
Çıldırasıya parladım kendimi lanet olsun
Artık sigarayı üç pakete çıkardım günde
Olsun güzelim olsun ne olacaksa olsun
————————————————–
Bu Dert Beni Verem Eder
Eğri büğrü bakar oldum
Şaşkın oldum, sakar oldum
İkide bir yüreğimi dağa taşa diker oldum
Şunca yıldır karanlıkta göz kırpmaktan bıkar oldum

Benim annem şeker annem gençlik elden gitti gider
Gece gündüz dolaşırım tenhalarda menhalarda
Benim annem güzel annem beni beni beni koyver

Sağ yanımda bir sızı var sol yanımda dağlar duman
Altı patlar, altı patlak bu dert beni bu dert beni verem
Eder

Dama çıktım damdan düştüm
Kılıç kestim rakı içtim
Şahin oldum, keloğlanın külahını kaptım kaçtım
Yare ağlar, güler uçtum
Yarı yolda yorgun düştüm

Benim annem kadın annem bu nasıl iş bana de hele
Gece gündüz düşünürüm tenhalarda menhalarda
Aman annem güzel annem beni beni beni koyver

Sağ yanımda bir sızı var sol yanımda yandım allah
Altı patlar altı patlak bu dert beni bu dert beni adam eder
———————————
Büyüdün Bebeğim
Aklın Ermez Mapusluğa
Bahçede Sarı Işığa
On Üç Tane Yaş Döküldü
Ranzadaki Yastığına

Büyüdün Sende
Hasret Sende Sevgi Bende
Akşamlar Döner Geceye
Geceler Gebe Gündüze

Karanlığa Bakıp Durma
Beni Orada Arama
Ben Güneşin İçindeyim
Beni Sabahlarda Ara

Geleceğim Bir Gün Bende
Sevgi Büyüt Ellerinde
Akşamlar Döner Geceye
Geceler Gebe Gündüze
——————————–
Can Yoldaşım
Yağmur yağar sel olurum
Toprak döner toz olurum hey
Seni sevdim gam çekmeden
Gün ortasında ölürüm hey

Canım benim can yoldaşım
Gül tenimde kara benim hey
Gül tenimde belam benim hey

Gün doğarken meyhanede
Bardağım da rakım benim hey hey

Çorbam da tuzum közde biberim
Belim de silahım benim hey
Canım benim can yoldaşım
Gül tenimde kara benim hey
Gül tenimde belam benim hey
—————————————–
Cinayet Gibi
Haliç te bir vapuru vurdular dört kişi
Demirlemişti eli kolu bağlıydı ağlıyordu
Dört bıçak çekip vurdular dört kişi
Yemyeşil bir ay gökte dağılıyordu

Deli Cafer, İsmail, Tayfur ve Şaşı
Maktulün onbeş yıllık arkadaşı
Üç kamarot öteki ahçıbaşı
Dört bıçak çekip vurdular dört kişi

Cinayeti kör bir kayıkçı gördü
Ben gördüm kulaklarım gördü
Vapur kudurdu kuduz gibi böğürdü
Hiç biriniz orada yoktunuz

Demirlemişti eli kolu bağlıydı ağlıyordu
Onüç damla gözyaşı saydım
Alllahına kitabına sövüp saydım
Şafak nabız gibi atıyordu
Sarhoşdum kasımpaşa’daydım
Hiç biriniz orada yoktunuz

Haliç te bir vapuru vurdular dört kişi
Polis katilleri arıyordu
Deli Cafer, İsmail, Tayfur ve Şaşı
Üzerime yüklediler bu işi

Sarhoşdum kasımpaşa’daydım
Vapuru onlar vurdu ben vurmadım
Cinayeti kör bir kayıkçı gördü
Ben vursam kendimi vuracaktım
——————————————–
Çiğdem Çiçek (Aylar Oldu)
Aylar oldu yıllar oldu
Ben yüzünü görmedim.
Yüzüne hasret kaldım kız
Yüzüne yüzüm sürmedim

Gülen aya sordum seni
Küstü yüzünü sakladı
Yıldızlara sordum seni
Yüzüme bile bakmadı
Yıldızlara sordum seni
Yıldızlar kan ağladı

Aksam olur ay gecede
Çiğdem çiçek şenlenir
Vallah&Billah düşünmesem seni
Derdime dert eklenir

Bıçak sapladım sineme
Eskidi yaralarım
Sabah olsun gelmeye eğer
Kendimi yaralarım
——————————————
Çilli Kedi
Bu yoksulluk beni delledi
Aldı aklım yaktı külledi

Bunu yapan iki kişi
Biri erkek biri dişi
Halden bilmez iki kişi
Vay

Çilli kedi, çilli kedi vay
Ciğerimi yedin kedi vay

Bunu yapan iki kişi
Biri erkek biri dişi
Halden bilmez iki kişi
Vay bee

——————————-
Dağlarda Ölmek İsterim
Ömrümde nice sızı var
Kışların önü yazı var
Kalbim kuşatmalarda dar
Dağlarda ölmek isterim

Verilir hiç tutulmaz söz
Her yanımda bin namert göz
Gardaşlarım olmuş bir köz
Dağlarda ölmek isterim

Oy dağlar, oy dağlar
Uzaklarda yarim mi var
Oy dağlar, oy oy dağlar
Evde bekleyen yarim mi var

Ben ateşten hınçtan doğdum
Zamansız solan gül oldum
Üç-beş kuruşa kul oldum
Dağlarda ölmek isterim

Kaç bahar ağladım kaldım
Derin hasretlerde yandım
Kentler zalimdi dayandım
Dağlarda ölmek isterim

Oy dağlar, oy dağlar
Evde bekleyen yarim mi var
Oy dağlar, oy oy dağlar
Uzaklarda yarim mi var

—————————————-
Dardayım
Dardayım yalanım yok
Baskın yedim gün gece…
Örselendi aşklarım üstelik
Bir uzak diyardayım…

Günaydın anneciğim, günaydın babacığım
Yine sabah oluyor
Evde sabah olmaz deme
Orda günler geçmez deme
İçime sancı doğuyor…

“Yüreğimi bir kalkan bilip, sokaklara çıktım
Kahvelerde oturdum çocuklarla konuştum
Sıkıldım dertlendim dostlarımla buluştum
Bugün de ölmedim anne.

Kapalıydı kapılar, perdeler örtük
Silah sesleri uzakta boğuk boğuk
Bir yüzüm ayrılığa, bir yüzüm hayata dönük
Bugünde ölmedim anne.

Üstüme bir silah doğruldu sandım
Rüzgar beline dolandığımda bir dal
Korktum, güldüm, kendime kızdım
Bugünde ölmedim anne

Bana böylesi garip duygular
Bilmem neye gelir nereye gider
Döndüm işte
Acı yüreğimden beynime sızar
Bugünde ölmedim anne.
——————————————–
Demedim Mi Haydar
Biz dağlarda keklik idik
Şimdi bu çöplükte karga olduk
Bizimde boyumuzu aştı bu şehir
Yerlere serildik madara olduk

Demedim mi Haydar demedim mi sana
Bu İstanbul yutar adamı
Demedim mi Haydar demedim mi söyle
Bu şerefsiz geceler satar adamı

Biz umutlar yolcusuyduk
Rakı sofrasında bir meze olduk
Bizimde harcımız değildi sevmek
Yosmalar içinde kepaze olduk
——————————————–
Denizin Ardı Özgürlük
Ne demeli şimdi
Bir çiğdemin toprağı yırtışını seyredişim
Göğe mi dokunmalı, ucuna mi körpe filizin
Öyleyse karanlık sokaklarda koştuğumu düşün
Ay gene bir kadın gibi sarkıyorken denize
Dirseklerimle böğrüme gömdüğüm titremeyi düşün
Oradan göğsümü kaplayışını soğuk bir terin
İlk sözcüğü anlamla birleştiren çocuğu düşün
Onun kavradıkça derinleşen şarkısını
Vay perçemle günün huysuzluğu dolaşan kısrak
Vay acemi öpüşlerden gövdeme boşalan acımtırak haz
Telaş, kıvranış parıltılı gözlerdeki atılganlık
Ya görevin ne senin görevin
Oynaşmak değil mi içimdeki savaşmak duygusuyla
Ve benim nevresimim kararmışsa kirden, rutubetten
Sarhoşsam gülümseyişlerden ağlayışlardan
Ve kaynak sularıyla üstüme yağan aydınlık hulyaları
Senden gelen ısıyla koruyorsam
Ne demeli simdi
Ey serçelerin sabahlarla doluştuğu cıvıltı
Ey bir romanın olur olmaz yerinde dikkatti çeken hayal
Kalbimi çevreleyen sevda gözeneyi
Acıyış, şefkat, umursayış, hırçınlık seli
Beni düşün öyleyse
Beni hayretin ve karanlığın eşiğinde
Beni fitillerde başlayan bir fısıltı
Anında ilk satırı yazarken bir bildirinin
Kulaktan kulağa dolaşan haberlerin bağrında
Beni dar camlarda değil
Bir bulutun seyrinde düşün
Burada ortasında sıçraya sıçraya kabaran alevlerim
———————————-
Derin Bir Ah Çektim
Derin bir ah çektin içim yandi
Kiyamaz gözüm gözlerine
Rüyalarimdan gelip geçersin
Varamaz elim ellerine
Tren yolunda raylar uzar
Uzarda nereye gider
Ay’a gider, suya gider ,yola gider, yar gider
Benimde basima gelenler adami kanser eder
Benimde basima gelenler insani kanser eder

Derin ah çektin içim yandi
Dayanmaz gönlüm hasretine
Arzularýmdan gelip geçersin
Yaslanmaz basim dizlerine
Gurbet olunca yollar uzar
Uzarda nere gider
Daga gider, tasa gider, aska gider, yar gider
Benimde basima gelenler adami kanser eder
Benimde basima gelenler insani kanser eder

Derin bir ah çektin içim yandi
Yetismez ömrüm gençligine
Son nefesimden gelip geçersin
Yagmaz gözüm ellerine
Daragacinda ipler uzar
Uzarda nere gider
Cana gider, kana gider, sona gider, yar gider
Benimde basima gelenler adami kanser eder
Benimde basima gelenler insani kanser eder
—————————————————
Doğum Günü
İnsanların yüzlerini
Göremiyorum
Boğazım düğüm düğüm
Çözemiyorum
İstesen de yanına gelemiyorum
Tutsam şu karanlığı
Tutsam da yırtsam
Ah elim tutuşmasa elini tutsam
Susmasan konuşsan
Sesini duysam
Tutsam güzel yüzünü
Bağrıma bassam
Doğum günüm bugünüm
Doğum günüm gülüm
Doğum günüm diyorsun
Doğum günün kutlu olsun
Mutlu ol senelerce
Sana boncuktan kuş yaptım
Konacak pencerene
Karakollar beni alır
Sorgular gecelerce
Hiç bekleme belki gelmem
Gelemem senelerce
———————————-
Diyarbakır Türküsü
Diyarbakır etrafında tanklar var
Kuşatmışlar dört bir yandan kenti ordular
Kalkacak neredeyse ayağa surlar, surlar
İstemezler gün görmeden ölesem aman.

Namlular göğsümüze dayandı, dayandı
Gece bastı gene zulum dadandı vay vay
Yağlı ilmik boynumuza dolandı, dolandı
İsterler ki gün görmeden ölesem aman
———————————————-
Dokunma Yanarsın
Çocukluğum çıraklıkta geçti, kir pas içinde
Gençliğim korsan yürüyüşlerde, mitinglerde
Hapse erken düştüm.. copla erken tanıştım
Küçük voltalardan bıktım, usandım
Şimdi uçsuz bucaksız ovalarda
Adımlarımı saymadan, geriye dönüp bakmadan
Usanmadan, bıkmadan
Deli taylar gibi koşmak istiyorum!
Ve görüyorsunki aşkı beceremiyorum
Beni kendi halime bırak yavrucuğum
Ben yolumu nasıl olsa bulurum…

Upuzun çayırlarda yalınayak koşmak istiyorum
Saçlarım rüzgara konuk..yüzüm dağlara dönük
Göğsümün çeperini ölümle sınayan esaret
Ve yüreğimi yararcasına zorlayan cesaret
Kıyasıya vuruşsun istiyorum!
Koşmak.. koşmak istiyorum sevgilim
Dönemezsem affet…

Firari gecelerin uzmanı olmuşum
Bütün istasyonlarda afişim durur
Beni bir çocuk bile bulur!
Dokunma bana çıldırırsın
Dokunma bana sende ellerin tutuşur!

Koşmak istiyorum
Eksozların, molozların, yağmaların kıyısından
Onca insafsızlıkların, onca haksızlıkların
Manzarasızlıkların, parasızlıkların
Allahsızlıkların kıyısından
Kimseye ve hiçbirşeye değmeden
Ciğerlerimi yok edercesine koşmak istiyorum!

Koşmak istiyorum
Şiirimin ve yumruğumun namusuyla
Kavgaya karışmadan, tutuklanmadan ve küfür etmeden
Kafamı kırarcasına koşmak istiyorum!

Avucunu son bir defa, ağlamadan tutmak istiyorum
Gözlerim yüzüne küskün, sazım sevgine suskun.
Saati ayrılığa krmuşum olmaz teslimiyet
ziyan aklımı senle bozmuşum, içerim felaket!
Kurşunlara geleyim istiyorum
Ölmek..ölmek istiyorum sevgilim
Sağ kalırsam affet

Firari acıların uzmanı olmuşum
Bütün telsizlerde adım okunur
Beni bir korkak bile vurur!
Dokunma bana fişlenirsin
Dokunma bana, sende yanarsın
———————————————–
Dostum Dostum
Öyle bir yerdeyim ki , ne karanfil ne kurba var
Öyle bir yerdeyim ki , öyle bir yerdeyim ki

Bir yanım mavi yosun , dalgalanır sularda
Bir yanım mavi yosun , dalgalanır sularda

Dostum dostum güzel dostum
Bu ne beter çizgidir bu
Bu ne çıldırtan denge
Yaprak döker bir yanımız
Bir yanımız bahar bahçe

Öyle bir yerdeyim ki , bir yanım çığlık çığlıkğa
Öyle bir yerdeyim ki , öyle bir yerdeyim ki

Anam gider allah allah , kızım düşmüş sokağa
Babam gider allah allah , oğul düşmüş sokağa

Dostum dostum güzel dostum
Bu ne beter çizgidir bu
Bu ne çıldırtan denge
Yaprak döker bir yanımız
Bir yanımız bahar bahçe

———————————————
Dost Düşmana Karşı
Zindanlardan taşa taşa kar beni
Mamak’lardan metris’lerden sor beni
Diyarbekre kanla bastım mührümü
Ceset ceset kefen kefen sar beni
Bu türkü mor dağların emanetidir
Firari mahpuslara bir avuç su
Bir türkü dilimi içerdekine
Çeyiz sandıgına oyalı yazma
Memeye süt
Ve baharın toprağa bereketidir
Sığmaz dört duvarın yanına, dikenli tele
Cesur mermidir, mavzer yatağında bu
Önü kıtlık kıran, zemheri
Ardı ateş külü, kızılcık
Ve menekşedir
Bir teli asuri vurur, bir keldani
Ve yeşile çalar her mevsim
Petrol mavisini
Kan kızılını
Kavruk dudakların tuzunda tadı
Fırat’ı
Dijle’yi vurur
Heyy bre
Şahin gagasında
Can suretidir
Kara saçlım
Gül benizlim
Sevdiğim
Bu türkü
Mor dağların emanetidir
Gün kar yanığı yüze vuranda
Debreşir gökçe yürek
Kasketi keder gömleği kan
Sevdası bir uçurumdur
Gözleri kor tanesi gözleri hançer
Gözleri cesarettir
Krizantem çiçegidir emegi gülüm
Elleri cesur vede hünerli
Mor dağların ardında
Üç koca destan üç koca dünya
Üç denklem
Üç şifre üç atom çekirdeği ve
Bir çakmak bir kıvılcım birde dinamit
Gün kar yanığı yüze vuranda
Mor dağların türküsü gelir
Onlar güneşin bağrında ateş
Yer yüzünde bir taze çiçektiler
Namluda namusun fişengi
İsyanda yürek kara düşte
Bembeyaz gerçektiler
Ben yılların sevdası
Nazlım
Sabır kıyısında
Kin köpüğü
Al almada
Başaklarda
Gül dudaklarda hasret

Söyle türkünü sen
Erinme nazlı bacım
Ağlamadan
Karalara bağlamadan
Kına gecelerinin sevincinde
Lurke’de Goven’de
Temirağa’da
—————————————-
Eylüle İsyan Gibi
Sen betonlar içinde ben senin özleminde
Sen yangınlar içinde ben mazlumun türküsünde
Aydınlığı aradık karanlıklar içinde
Sen dünün hasretinde ben yarınların derdinde
Sen bir yana ben bir yana dostlarımız bir yana
Bölünsek de çözülsek de başkaldırdık zamana
Güneşte kavrulursun kıraç topraklar gibi
Hazanda savruluruz serseri yapraklar gibi
Yalnızlığı yaşarız geride kalan gibi
Düşer düşer kalkarız eylüle isyan gibi
Sen bir yana ben bir yana dostlarımız bir yana
Bölünsek de çözülsek de başkaldırdık zamana
—————————————————-
Gayrı Gider Oldum
Gayrı gider oldum gardaşlar
Ve de kızkardaşlar
Gayrı haram bu can bana
Bu toprak damlar bu yollar bana
Bu sevdalar bu ağaçlar haram bana
Oğul uşak bir de karım
Kurt bana hastır çeker
Yılan bana çıyan bana

Hastır çeker yılan bana
Lan gardaş bu nasıl yara
Lan gardaş bu nasıl yara
Kanar her yerinden
Dövülmüşüm sövülmüşüm kovulmuşum ben
Hastir çekilmişim yani kendi öz yurdumdan
Çeker giderim.
—————————————————
Giderim
Artık seninle duramam,
Bu akşam çıkar giderim
Hesabım kalsın mahşere
Elimi yıkar giderim

Sen zahmet etme yerinden
Gürültü yapmam derinden
Parmaklarımın üzerinden
Su gibi akar giderim

Artık sürersin bir sefa
Ne cismim kaldı ne cefa
Şikayet etmem bu defa
Dişimi sıkar gierim

Bozarmı sandın acılar
Belaya atlar giderim
Kurşun gibi mavzer gibi
Dağ gibi patlar giderim

Kaybetsem bile herşeyi
Bu aşkı yırtar giderim
Sinsice olmaz gidişim
Kapıyı çarpar giderim

Sana yazdığım şarkıyı
Sazımdan söker giderim
Ben ağlayamam bilirsin
Yüzümü döker giderim

Köpeklerimden kuşumdan
Yavrumdan cayar giderim
Senden aldığım ne varsa
Yerine koyar giderim

Ezdirmem sana kendimi
Gövdemi yakar giderim
Beddua etmem üzülme
Kafama sıkar giderim!
—————————————–
Geçmiyor Günler
Burda çiçekler açmıyor
Kuşlar süzülüp uçmuyor
Yıldızlar ışık saçmıyor
Geçmiyor günler geçmiyor
Avluda volta vururum
Kah duşünür otururum
Türlü hayaller görürüm
Geçmiyor günler geçmiyor
Dışarıda mevsim baharmış
Gezip dolaşanlar varmış
Günler su gibi akarmış
Geçmiyor günler geçmiyor

Gönülde eski sevdalar
Gözümde dereler bağlar
Aynadan hayalin ağlar
Geçmiyor günler geçmiyor
Yanımda yatan yabancı
Her söz zehir gibi acı
Bütün dertlerin en gücü
Geçmiyor günler geçmiyor

—————————————
Gururla Bakıyorum Dünyaya
birer birer biner biner biner ölürüz
yana yana ahh döne döne yine geliriz ay canım
biz dostu da düşmanı da elbet biliriz
vurulup düşenler canım darda kalmasın ay gülüm

çünkü isyan bayrağıdır böğrüme saplanan sancı
çünkü harcımı öfkeyle, imanla karıyorum
ve kederin
ve solgun yüzlü işçilerin üzerine
dağbaşlarının hırçınlığı savruluyor benden.
çünkü beni ateşiyle dimdik tutan kin
çünkü benim gözbebeklerimde tutuşan şafak
miting afişleri
cesur pankartlar
ve binlerce militan
derin denizlerin aydınlığı
zorlu sabahlar
gökyüzü ve lâle
sıkılmış bir yumruk gibi giriyoruz hayata.

çünkü ben sevdiğim kızı
yaşamak gibi
ki şiirini yazamayan
ve türküsünü söyleyemeyen halkım gibi
binlerce ve binlerce kurşunlanan halkım gibi
zincirlere vurulan
savaşlara yollanan
vergilere bağlanan halkım gibi
felç olmuş yalnızlıklara bırakarak
büyük acıların ve gözyaşının içine bırakarak
şiirlerimin bir bıçak gibi ışıldadığı
devrim türkülerini
ve başkaldırmayı öğreten dudaklarını
bir kere olsun öpemeden
bir kere olsun tutamadan kaygısızca
serin bir yaz gecesi gibi ürperen ellerini
hatta boynunu ve ayak bileklerini
bilemeden bilemeden bilemeden
vurdum yüreğimi şanlı kavgaya
barışın ve özgürlüğün dağlarına yürüyorum işte

yiğitsen uslandır beni
ey yasakların
kahpeliğin
ve soygunların koruyucusu
türkü çağıran kızlarımı sustur
ve kahraman oğullarımı,
mezar kaza kaza kederli, kızgın
tohum serpe serpe hünerli
ve sömürüle sömürüle bomboş
ve açlığın
ve zulmün izlerini
derin uçurumlarında taşıyan ellerimi
nacaklara ve tırpanlara sarılan ellerimi
mavzerlere sarılan ellerimi
zincirlere vur gücün yeterse.
ama adına yaşamak dersen
re-zil-ce

çatlayan tomurcuğun
doğan çocuğun çığlığını duymadan
gül benizli sevgilinin
titreyen göğüslerini öpmeden doya doya
korka korka
yana yana
her gün biraz daha derinden
her gün biraz daha kapkara duyarak ölümü
aç ve arkasız
köpekleşerek
yaşamak dersen
bu yürek
çat diye çatlasın be!

kirsiz passız arı duru özümüz
namussuza kanlı hançer sözümüz
çok uzaktır dostlar bizim yolumuz
bulana yürüyene bin selam olsun

gelgelelim parlayan güneşi
emekçi halkların
kahraman halkların güneşini
şehvetle içine dolduran toprak
şimdi sımsıcak
şimdi ulaşılmaz
şimdi olgun meyvalarla dolu
bahar bahçelerini salmaktadır dünyaya,
ve gül benizli sevgililerin dudaklarında hayat
bizi aşka ve kavgaya çağırmaktadır,
bıçak kemiğe dayandığı
ok yaydan fırladığı için değil
bu bezirgan saltanatı
bu zulüm bitsin diye

ağaran günler için
yeni bir dünya uğruna
yüzlerinde cesaretin onuru
ve imanlı gücü dövüşen dünyanın
emperyalizme karşı dövüşen dünyanın
ve ölüme
gülerek koşan genç savaşçıların
al bayrakları dalgalansın
dalgalansın dalgalansın
kinle boğuşan yorgun yüreği
aydınlansın diye anamın.
felaketler geçirmiş anamın
dişleri dökülmüş kederli ağzı
ağlamaya hazır gözleri
safrası
ve sonsuz
ve dağlar eriten sabrı,
merhameti
yani bir bütün halinde insanlığımız
yunsun, arınsın diye duru pınarlarda
alın terinin namusu kurtulsun diye
kurtulsun diye sıcak somun
acı soğan
ve çiçekli basmalar
ahdettik
vefa ettik
kelle koyduk
ölen ölür dostlar
düşmanlar heyy
kalan sağlar
——————————————
Hasretinden Prangalar Eskittim
Ard-arda bilmem kaç zemheri geçti
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu
Dışarıda gürül gürül akan bir dünya
Bir ben uyumadım, kaç bahar leylim
Hasretinden prangalar eskittim
Karanlık gecelerde kendimden geçtim
Saçlarına kan gülleri takayım
Bir o yandan bir bu yandan
Elma yanaktan

Açar kan kırmızı yedi verenler
Kar yağıyor bir yandan
Savrulur karaca dağı savrulur zozan
Bak bıyığım buz tuttu, üşüyorum ben
Zemheri de uzadıkça uzadı
Seni baharmışsın gibi düşünüyorum
Seni diyarbekir gibi düşünüyorum
——————————
Hani Benim Gençliğim
Hani benim sevincim nerde
Bilyelerim, topacım
Kiraz ağacında yırtılan gömleğim
Çaldılar çocukluğumu habersiz.
Penceresiz kaldım anne
Uçurtmam tel örgülere takıldı
Hani benim gençliğim nerde.

Ne varsa buğusu genzi yakan
Ekmek gibi aşk gibi
Ah… Ne varsa güzellikten yana
Bölüştüm, büyümüştüm.
Bu ne yaman çelişki anne
Kurtlar sofrasına düştüm
Hani benim gençliğim nerde.

Hani benim sevincim nerde
Akvaryumum kanaryam
Üstüne titrediğim kaktüs çiçeği
Aldılar kitaplarımı sorgusuz.
Duvarlar konuşmuyor anne
Açık kalmıyor hiç bir kapı
Hani benim gençliğim nerde

Yağmurları biriktir anne
Çağ yangınında tutuştum.
Hani benim gençliğim nerde
———————————————–
Haydi Git
Haydi git güle güle
Güle güle sana
Acılara yeten gücüm
Mektuplara yetmedi
Demirlere yeten gücüm
Mektuplara yetmedi

Bu ne biçim sevgi
Nasıl kardeşlik
Bu nasıl dostluk
Bu ne beter sevda
Benim aklım ermedi

Haydi git güle güle
Güle güle sana
İçli mektuplar gelmesin
Kavuşmaz uzaklardan
Yanık mektuplar gelmesin
Kavuşmaz dostluklardan

Haydi git güle güle
Güle güle sana
Zincirlere yeten gücüm
Mektuplara yetmedi
Demirlere yeten gücüm
Mektuplara yetmedi
————————————————
Hoşçakalın Gözüm
Nedir bu başımdaki felaket
Kırk yıldır sefalette bu ahmet
Kefenimi alın dikin bir zahmet
Gömün beni, gömün beni bir başıma

Susamıyorum, susamıyorum
Elimde değil susamıyorum

-şiir-

Hele bir ışıklar sönsün
Hele bir kapansın kapılar
Sular durulsun
Bıçak atacağım daha 12′den

Kısa devre yapsın kalbim
Ellerim inatla dökülsün cigaraya
Dağlarda ay büyüsün
Sular köpürsün
Sen beni o zaman gör

Hele küssün meydanlar
Dehşetin oğlu gülsün
Ağır bir köpek karanlığı
Ve tüm mayınlar patlasın
Sen beni o zaman gör

Kaldırımlara yağmur dökülsün
Dağılsın dişlerimde gülüşler
Kaybettiklerim bir dönsün
Sen beni o zaman gör

-2-

Yalnızlık ne demek
Kül olsun uykular
Kuşlar silinsin gözlerimden
Sen beni o zaman gör

Saçlarımda kırılsın kar
Baştan çizilsin uçurumlar
Kırılsın camlar
Sen beni o zaman gör
——————————————
İçimde Ölen Biri Var
Bana birşeyler anlat, canım çok sıkılıyor
Bana birşeyler anlat anlat, içim içimden geçiyor

Yanımdasın susuyorsun, susuyor konuşmuyorsun
Bakıyor görmüyorsun

Dokunsan donacağım, içimde intihar korkusu var
Bir gülsen ağlayacağım bir gülsen kendimi bulacağım

Depremler oluyor beynimde dışarıda siren sesi var
Her yanımda susmuş insanlar susmuş
İçimde ölen biri var

Vayyyy vayyyy vayyyy vayyyy vayyyy vayyyy

Hadi birşeyler söyle, çocuk gözlerim dolsun
İçinden git diyorsun, duyuyorum gülüm
Gideceğim son olsun

Yanımdasın susuyorsun, susuyor konuşmuyorsun
Bakıyor görmüyorsun

Dokunsan donacağım, içimde intihar korkusu var
Bir gülsen ağlayacağım bir gülsen kendimi bulacağım

İçimde soluyorsun, iki can var içimde
Korkular salıyorsun üstüme korkular heran başka biçimde

Depremler oluyor beynimde dışarıda siren sesi var
Her yanımda susmuş insanlar susmuş
İçimde ölen biri var

Vayyyy vayyyy vayyyy vayyyy vayyyy vayyyy
——————————————————-
İhanet Zincirini Tutan Utansın
Kimileri hep suçluyor,kimileri sorguluyor…
Yaralı yüreğime, kara çalıyor.

Kimileri hep suçluyor,kimileri sorguluyor…
Yaralı yüreğime, kara çalıyor.

İhanet zincirini tutan utansın
Dönüp arkasına bakan utansın
Dost diye bağrıma bastığım insanlar
Arkamı dönünce vuran utansın

Durmadan hep soruyorlar, aç bırakıp gülüyorlar
Emekleyen yüreğime, usta diyorlar

Usta değil acemi bir işçiyim
Onurlu bir kavganın neferiyim
Dostun dostu düşmanımın eceliyim ben
Bilip de söylemeyen diller utansın

İhanet zincirini tutan utansın
Dönüp arkasına bakan utansın
Dost diye bağrıma bastığım insanlar
Arkamı dönünce vuran utansın

Ahmet Aslan

Ekleyen TAMER Eylül - 28 - 2009

cirtika

Çirtîka bîvêso daê, m? va, sal o kerre

Ez aman Çirt?ke daê, nêg?rotan zerre

Dîlegê m? ke Heq ra esto,

Nêwerê emegê xuyê serre

Sano sano sano sano

Nao tariyo, sano

M?n Dere qedito Heqo, vurniya m? Gabano

Veciya Tersê m? ke ez b?m?ri,

M?zo, hem dumano

Waê waê, waê waê way lem?nê waê

Ezo amane, veciya re, Heqo, Gabanê çê vêsay

Sedaê gosê m? ro ??ya, nêzan, koti ro veng day

Z?m?qa b?vêso, çewres hêniyê Muziri

Abasan kerda parti emser, Rocê X?z?ri

Tersê m?no ke ters bo,

Koê vêsay de ewro ez b?m?ri
————————————-
pervane

Pervaneyim pervane

Ahuzar oldum ate?te

Perim deydi tenine

Yand?m kavruldum

Döndüm döndüm nice döndüm

Ahuzar oldumda döndüm

Aramam derman derdine

Görünmez yüküm gözünde

Perim deyince tenine

Oynar yüre?im içinde

Oynar dire?im içinde

Pervaneyim pervane

Gözlerin hep tanyerinde

K?z?la dönsün art?k küreyi alem

K?z?la dönsün karanl?k gece

Yans?n yans?n da kavrulsun

Ç?ran?n içine dönsün
———————————–
tanimadigim ten

Yalnizca bir kirintiydin, icime ilk dustugunde

Vakitsiz bir anda…

Bilmedigim bir neden beni alip goturdugunde o yerlere

Keder ve budalaliktan baska yasamin bir anlami varmiydi

Aradigim aski bulduysam, sendedir

ya bu benim icimde dolasanda kimdir

Ya bu benim icimde mekan tutanda kimdir

Adem evvelinden beri bir yanimiz noksandir

neylersin…

Beni bu alemde divane gibi gezdiren sen degilmisin

Geriye kalan yalnizca tanimadigim bu tendir
——————————————————-
susarak ozluyorum

Susarak Özlüyorum (i?te buna b?çak çekiyorum)

Sözcüklerim varmiyor uzaklar?na

Birer birer dü?üyor bütün öpmelerim

A??r yenilgiler alarak

Adresinde yoklugunu k?yamet bilerek

Sadece susarak özlüyorum seni

Hiç tan?madan, ne garip

Sadece susarak özlüyorum seni

Hiç tan?madan, ne garip

Sense uzak, çok uzakta

Bir deniz gibisin resimlerde

Dokunsan Dersim olur, göçerim mecburen

Duydum çok sonradan, ad?n önemli de?il

Ac?n ayn? tad? veriyor zaten

Adresinde yoklu?unu k?yamet bilerek

Sadece susarak özlüyorum seni

Hiç tan?madan, ne garip

i?te buna b?çak çekiyorum

?imdi ad? yok, hiç bir sevginin

Zaman zaman de?il ?imdi

Yaln?z benmiyim bu ahir zamanda

Dervi? mekan?na a?k ile ca??ran

Bu ahir zamanda

Ajda Pekkan

Ekleyen TAMER Eylül - 28 - 2009

gun

gittin gideli tam bir yil oldu

gozlerim yolda yaslarla doldu

365 gun dile kolay

genclik baharim kislara dondu

gittin gideli tam bir yil oldu

simsiyah sacim kar gibi oldu

365 gun dile kolay

bir omur boyu bu dert cekilmez

yok yok deme deme sakin vurma taslara beni sakin

senden baskasi olamaz yakin

yemin ettigin gunleri bana verdigin sozleri unutma sakin

sakin gunahkar olma

gittin gideli dort mevsim gecti

yasli gonlumde bahar bitmedi

365 gun dile kolay

bir omur boyu bu dert cekilmez
——————————————–
mes amours

Il prétendait mapprendre à vivre,

Mais il nétait pas le premier

Et me voilà eb équilibre,

Au bord de ma vie, des mains vides

Ça fait des rites à la ménoire

Ce soir, je veux les oublier

A mes amours, a mes amours,

Regardez-moi bien, je reviens de guerre,

A mes amours, a mes amours,

Ce soir, je vous le jure c!est la dernière

Pour mes amours, pour mes amours

Jai trop souvent payé le prix des larmes

A mes amours, a mes amours,

Il me faut maintenant rendre les armes

Quand je me croise dans la glace,

Jai du mal à me retrouver

Moun sourire esy u?ne grimace

Jai beau chanté, je me sens lasse

Hier encore, jétais princesse

Voyez ce quil a fait de moi

A mes amours, a mes amours,

Regardez-moi bien, je reviens de guerre,

A mes amours, a mes amours,

Ce soir, je vous le jure c!est la dernière

Pour mes amours, pour mes amours

Jai trop souvent payé le prix des larmes

A mes amours, a mes amours,

Il me faut maintenant rendre les armes
—————————————-
affetmem seni

Ate? olup yaksan da

Gonca güller taksan da

Ahu olup baksan da

Affetmem asla seni

Som alt?ndan taç olsan

A?k?mda muhtaç olsan

Derdime ilaç olsan

Affetmem asla seni

?ark? olsan dillerde

Gonca olsan güllerde

Leyla olsan çöllerde

Affetmem asla seni

Yakut yüklü dal olsan

Al ipekten ?al olsan

Peteklerden bal olsan

Affetmem asla sen
———————————————–
aglama anne

Ah ne hayatlar umidiyle

zamansiz yollara dustuk

ilk yenilen biz degildik elbet

gun oldu dunyaya kustuk

Aglama anne benim icin aglama

bende herkes kadar aldim acilardan

aglama anne benim icin aglama

bende herkes kadar yandim

sen ne olur cocuklugumu sakla

tek kalan bu elimde avucumda

aglama anne benim icin aglama

Her birimiz baska bir hikaye

anne bu ayriliklar niye

sen yine bir ninni soyle bana

yavrum uyusunda buyusun diye

Aglama anne benim icin aglama

bende herkes kadar aldim acilardan

aglama anne benim icin aglama

bende herkes kadar yandim

sen ne olur cocuklugumu sakla

tek kalan bu elimde avucumda

aglama anne benim icin aglama
—————————————
alismak sevmekten daha zor geliyor

Alıştım sana bir tanem

Alıştım her gün görmeye

Bir nefes gibi muhtacım

Sevilmeye sevmeye

Her sabah uyandığımda

Seni bulurdum yan?mda

Yokluğun bir zehir gibi

Dolaşıyor kanımda

Alışmak sevmekten daha zor geliyor

Alışmak bir yara bağrımda kanıyor

Sen yoksun kollarım boşluğu sarıyor

Alıştım bir tanem alıştım sana

Alıştım sana bir tanem

Yokluğuna dayanamam

inan sensiz kaderimle

Tek başına savaşamam

Ben seninle varolmuşum

Ben seninle bir sarhoşum

Sen yanımda olmayınca

Gayesizim bomboşum
—————————
Anlamadım gitti
Ağlar mı güler mi
Sevmez yoksa sever mi
Kalır mı bilmem ki
Yoksa kaçar gider mi

Aşk dolu gözleri
Sorsam huyu güzel mi
Doğruyu söyler mi

Melek yoksa şeytan mı
Yalan mı rüyada aldatan mı
Çocuk mu değil mi
Çok bilmişin biri mi

Böylesi değilse
Aklım hiç ermez diye
Aldırmam kimseye
Yanılsam bile bile

Çıkar yol hangisi
Sevmek sevilmek mi
Sarhoşluk mu içki mi
Anlamadım gitti

Çıkar yol hangisi
Sen mi sensizlik mi
Yaşamak mı ölmek mi
Anlamadım gitti

Melek yoksa şeytan mı
Yalan mı rüyada aldatan mı
Çocuk mu değil mi
Çok bilmişin biri mi

Böylesi değilse
Aklım hiç ermez diye
Aldırmam kimseye
Yanılsam bile bile

Çıkar yol hangisi
Sevmek sevilmek mi
Sarhoşluk mu içki mi
Anlamadım gitti

Çıkar yol hangisi
Sen mi sensizlik mi
Yaşamak mı ölmek mi
Anlamadım gitti
—————————
Ah! Fatma
Dünyada böylesi yoktur
Her gören ona tutulur
Benim halim zaten çok fena
Bir de bu geldi başıma

Alın yazısı kaderim
Aklım hep sende güzelim

Ah Fatma, ah Fatma
Ah Fatma aşık herkes sana

Nasıl tarif etsem ben onu
Nasıl anlatsam durumu
Herkes onunla bir arada
Müzikle aşk hep yanında

Bir piyanonun tuşlarında
Bir sahne ışığında
Şarkılarda, orda burda
Cadde ve sokakta
Güzel rüyalarda
Yerde gökte
Hep o

Sanki bir yaz güneşidir o
Veya bir eylül mehtabı
Baharda yağan yağmurdur o
Veya yumuşak kar tanesi

Herneyse böyle birini
Sevmek için oldum bir deli

Ah Fatma, ah Fatma
Ah Fatma aşık herkes sana

Dünyada böylesi yoktur
Her gören ona tutulur
Herkes onunla bir arada
Müzikle aşk hep yanında

Bir piyanonun tuşlarında
Şarkılarda güzel rüyalarda

Ah Fatma, ah Fatma
Ah Fatma aşık herkes sana
Aşığız Fatma sana
—————————————
Aşka İnanma
Aşka inanma aşka inanma
Yanılır yanar gönül yanar aldanma
Her yudumunda ayrı tat var ya
Zehir olur bazen dünya bazen cennet ya

Ne olurdu dönsen yanıma gelsen
Bir sarılsam doya doya hasret gidersem
Üç günlük dünya üç günlük dünya
Neye yarar yaşanmazsa
Yaşamadım deme sonra
Herşey gibi o da yalan
Hele aşka hiç inanma

Aşka inanma aşka inanma
Yanılır yanar gönül yanar aldanma
Her durapında acık yükler ya
İçine işler canım ölsen çıkmaz ya

Ne olurdu dönsen yanıma gelsen
Bir sarılsam doya doya hasret gidersem
Üç günlük dünya üç günlük dünya
neye yarar yaşanmazsa
Yaşamadım deme sonra
Herşey gibi o da yalan
Hele aşka hiç inanma
———————————–
Atlı Karınca
Atlı karınca dönüyor dönüyor
Dünya durmadan dönüyor dönüyor
Yalnız dönmeyen bana sensin
Bekliyorum hep sen neredesin

Çiçekler güneşe dönüyor dönüyor
Gurbet yolcusu dönüyor dönüyor
Yalnız dönmeyen bana sensin
Bekliyorum hep sen neredesin

Bir haberde gönderemez miydin
Hiç değilse bileyim sen neredeydin
Yoksa sen sen kalpsiz miydin
Yoksa kalbin elbet dönemezdin

İçmişim başım dönüyor dönüyor
Ayrılanlar hep dönüyor dönüyor
Yalnız dönmeyen bana sensin
Bekliyorum hep sen neredesin
————————————–
Aynen Öyle
Bugün takvime baktım
Yaprağını kopardım attım
Seni tanıyacağımı bilseydim
Yapar mıydım (atar mıydım)
Unutma bugünü bu tarihi
Bu aşkımızın ilk sahnesi
Yüreğime indi perdesi
Aynen öyle aynen öyle

Unutma bu günü bu tarihi
Kelimelere sığmaz tarifi
Dize getirdim talihi
Aynen öyle aynen öyle
Kalem yazar tükenir
Kader yazar tükenmez
Tükenmesin sevgimiz
Aynen öyle aynen öyle
Hemen koşa koşa evime gittim
Evimin altını üstüne getirdim
Tarih burada kader burada
Yaprağında
Aynen öyle aynen öyle
——————————————
Ben Bir Köylü Kızıyım
Ben bir köylü kızıyım
Gönlümden yaralıyım
Derdimi anlatırsam
Yürekler acısıyım

Vuruldum ben bir gence
Kömür gözlü pek ince
Kalbimi çaldı gitti
Beni böyle mahvetti

Yalnız kaldım gurbette
Aşkın hala dillerde
Ağlarım ben halime
Bu yabancı illerde

Hiçkimsem yok yalnızım
Tek dostumdur bu sazım
Onu çalar söylerim
Ondan derman beklerim

——————————————-
Bambaşka Biri
Sardı korkular gelecek yıllar
Düşündüm sensiz nasıl yaşanacaklar
Gözlerimde canlanıcak yaptığın haksızlıklar
Herşey bambaşka olacak

Döndün bak geldin şimdi
Bugünü aslında nasıl sabırla bekledimdi
Seni yalvarırken görmek seni ağlatabilmek
Geçmişi senden geri almak bütün ümidimdi

Olmaz artık kapı açık
Arkanı dön ve çık istenmiyorsun artık
Bir zamanlar sen de bana acımadın
Yalnız kaldım yıkılmadım ayaktayım

Oh yaşadım yaşıyorum
Başım yukarda meydan okuyorum hayata ve sana
Gönlüm doluyor aşkla barıştım bak hayatla
Başladım yaşamaya hey hey

Şimdi gel de gör beni bambaşka biri
Topladım dağılan kalbimin her köşesini
Ardından ağlayan o zavallı kız nerede şimdi
Gel gör beni

Sevenlere vereceğim sevgimi herşeyimi
Bugünü aslında nasıl sabırla bekledimdi
Seni yalvarırken görmek seni ağlatabilmek
Geçmişi senden geri almak bütün ümidimdi

Olmaz artık kapı açık
Arkanı dön ve çık istenmiyorsun artık
Bir zamanlar sen de bana acımadın
Yalnız kaldım yıkılmadım ayaktayım

Oh yaşadım yaşıyorum
Başım yukarda meydan okuyorum hayata ve sana
Gönlüm doluyor aşkla barıştım bak hayatla
Başladım yaşamaya hey hey
Şimdi gel de gör beni bambaşka biri
Topladım dağılan kalbimin her köşesini
Ardından ağlayan o zavallı kız nerede şimdi
Gel gör beni

Sevenlere vereceğim sevgimi herşeyimi
Bugünü aslında nasıl sabırla bekledimdi
Seni yalvarırken görmek seni ağlatabilmek
Geçmişi senden geri almak bütün ümidimdi

Olmaz artık kapı açık
Arkanı dön ve çık istenmiyorsun artık
Bir zamanlar sen de bana acımadın
Yalnız kaldım yıkılmadım ayaktayım

Oh yaşadım yaşıyorum
Başım yukarda meydan okuyorum hayata ve sana
Gönlüm doluyor aşkla barıştım bak hayatla
Başladım hey yaşamaya hey hey
————————————–
Bir Dost Bulamadım
Seyyah oldum şu alemi gezerim
Bir dost bulamadım gün akşam oldu
Kendi efkarımca okur yazarım
Bir dost bulamadım gün akşam oldu

İki elim gitmez oldu yüzümden
Ah ettikçe yaşlar gelir gözümden
Bir sır bu gördüm kendi özümden
Bir dost bulamadım gün akşam oldu

Bozuk şu dünyanın düzeni bozuk
Tükendi daneler kalmadı azık
Yazık şu geçen ömre yazık
Bir dost bulamadım gün akşam oldu

Kul Himmet üstadım tufana dalan
Gidenler gelmiyor bir haber alan
Çok giyindim çok kuşandım bir zaman
Bir dost bulamadım gün akşam oldu

——————————————-
Bir Garip Yolcuyum
Bir garip yolcuyum hayat yolunda
Yolunu kaybetmiş perişanım ben
Mecnun misali gurbet ellerde
Ümitsiz sevginin kurbanıyım ben
Yalan dünya herşey bomboş
Hancı sarhoş yolcu sarhoş
Bir gün gibi sanki geçti seneler
Ümidim kayboldu perişanım ben
Alın yazımmış hayat yolunda
Ümitsiz sevginin kurbanıyım ben
Yalan dünya herşey bomboş
Hancı sarhoş yolcu sarhoş
——————————————-
Bir Masal Anlatsam
Bir masal anlatsam sana kollarımda
Şu benim dünyamda seni rahatlatsam
Bir masal anlatsam hem de bulutlarda
Ve sen de insansan bana

Rengarenk ülkemde batmayan güneşe
Kanatlanıp uçsam seninle
Bir inci denizinde bir mercan evinde
Sevişebilsek birlikte

Bir masal anlatsam sıcacık yuvamda
Isıtsam uyusan o hayal dünyamda
Bir masal anlatsam herşeyi unutsan
Kendini bıraksan bana

Bir masal anlatsam ve ben de inansam
Bana olan aşkına
————————————-
Bir Günah Gibi
Bir sayfa kopuyor zamandan
Ayrılırken sen yanımdan
Bu aşkın daha en başından
Korkuyordum ben sonundan

Bir günah gibi gizledim seni
Kimse görmedi seninle beni
Ağlarken içim güldü gözlerim
Bir günah gibi gizledim

Ne bugün ne de yarından
Beklediğim ne kaldı
Beni o gün senden kıskanan
Resimler sarardı
——————————————-
Bir Masal Anlatsam
Bir masal anlatsam sana kollarımda
Şu benim dünyamda seni rahatlatsam
Bir masal anlatsam hem de bulutlarda
Ve sen de insansan bana

Rengarenk ülkemde batmayan güneşe
Kanatlanıp uçsam seninle
Bir inci denizinde bir mercan evinde
Sevişebilsek birlikte

Bir masal anlatsam sıcacık yuvamda
Isıtsam uyusan o hayal dünyamda
Bir masal anlatsam herşeyi unutsan
Kendini bıraksan bana

Bir masal anlatsam ve ben de inansam
Bana olan aşkına
———————————–
Bir Yabancı Gibi
Bir aşkı besteledik ikimiz
Çalındı söylendi de bitti mi
Kök topraktan ayrılamaz derdin
Söküp attın mı yoksa sevgimi

Gidiyorsun bir yabancı gibi
Elinde paramparça anılar
Bir yanda hiç yaşanmamış sanki
Harcanan savrulan yıllar

Hasret yakınca içini belki
Gözlerinde bin pişmanlık seli
Döneceksin er geç bir gün geri
O eski sevgili gibi

Kolay değil hatırlamak şimdi
Unutulan ne güzel sözlerdi
Bu dönüşle mutluyum desem
Yalan yalan kalbim affetmedi

Ayrılık kaçmaktır çözüm değil
Özlem peşinden gelir bunu bil
Bensiz de yaşadın hayli zaman
Dönme hiç yolumdan çekil
——————————————–
Hayırdır İnşallah
Dün gece seni seni gördüm rüyamda
Bana dönüyordun yıllar sonra
Uzatmıştın elini tutmak istermiş gibi
Hissettim sanki nefesini

Hayırdır inşallah seni görmek
Rüyada hasret gidermek
Dayanamam dediğin anda
Böyle de olsa görüşmek

Ne ala ne ala böyle de olsa görüşmek
Ne ala ne ala belki de hasret bitecek

Her gece seni bulsam yanımda
Benim olabilsen bundan sonra
Uzatsam ellerimi tutsam gerçekten seni
Verebilsem tüm sevgimi
—————————————————-
Haram Olsun Bu Aşk Sana
Sen oralarda sevgiden benden uzak
Belki mutlusun belki deli
Bense burada kimsesiz çocuk gibi
Bekler dururum bir dost eli

İç içebilirsen kadehler zehir gibi
Hasretten geç geçebilirsen sevgimden
Dön dönebilirsen herşeye o günlere
İstersen git gidebilirsen kalbimden

Sen oralarda razıysan unutmaya
Söyle sevgilim yazık bana
Dur sakın gelme kal benden uzaklarda
Kal haram olsun bu aşk sana

İç içebilirsen kadehler zehir gibi
Hasretten geç geçebilirsen sevgimden
Dön dönebilirsen herşeye o günlere
İstersen git gidebilirsen kalbimden

Dur sakın gelme kal benden uzaklarda kal
Haram olsun bu aşk sana
Haram olsun sana
——————————————-
Hancı
Gurbetten gelmişim yorgunum hancı
Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş
Aman karanlığı görmesin gözüm
Perdeleri ger yavaş yavaş

Garibim herşey bana yabancı
Dertliyim çekinme doldur hancı
Önce kımıldar hafif bir sancı
Ayrılık sonradan der yavaş yavaş

Bende bir resmi var yarısı yırtık
On yıldır evimin kapısı örtük
Garip bir de sarhoş oldu mu artık
Bütün sırlarını der yavaş yavaş

İşte hancı ben her zaman böyleyim
Öteyi ne sen sor ne ben söyleyim
Kaldır artık boş kadehi neyleyim
Şu bizim hesabı gör yavaş yavaş
—————————————–
Gençlik Yılları
Her damla yaş bak anlatıyor
Bana geçen o günleri
Kalbimde hep hatıraları
Unutulmaz gençlik yılları

İçimde kaynayan bahar rüzgarı
Ruhumda yarattı ilk aşkı
Kalbimde hep hatıraları
Unutulmaz gençlik yılları

(1)
Bak şimdi eski bir masal
Artık bu mazide kalan
Yıllar geçseunutulmaz
Kalplerde hatırlanan

Bir ömür böyle akıp gitti
Sönmedi aşkın ateşi
Hiç unutmadım hep hatırlarım
Geçen o eski hatırayı
Unutulmaz gençlik yılları

Her bahar çiçek açışında
Hep eski günler aklımda
Kalbimde hap hatıraları
Unutulmaz gençlik yılları

Geçti günler heyecan bitmedi
Durdu yıllar sanki geçmedi
Kalbimde hep hatıraları
Unutulmaz gençlik yılları
——————————————–
Gerçek ve Düş
Bir eski şarkı duyulmakta uzaktan
Son saatleri yaklaşırken günün
Bir dost yelkenli seyretmekte ufuktan
Birleştiği yerde gerçekle düşün

Bir rüzgâr olmuş esiyor
Kalbim bu akşam Boğaziçi’nde
Bir an gözlerimden silinmeyen
O eşsiz güzelliğini
Öyle özledim ki bilsen öyle özledim ki

Bir akşam daha yaşanmakta bahardan
Sessiz sedasız dönmekte dünya
Bir sayfa daha eksilmekte hayattan
Ben böylesine senden uzakta

Bir martı olmuş uçuyor
Gönlüm bu akşam Boğaziçi’nde
Yorgun benliğime huzur veren
O akşam saatlerini
Öyle özledim ki bilsen öyle özledim ki

Bir an gözlerimden silinmeyen
O eşsiz güzelliğini
Öyle özledim ki bilsen öyle özledim ki

———————————————–
Eyvah
ne hasretler ne asklar tukettim
ne acilar cektim yine karetmedi
ben gonul arsizi
sevgiye tutsak bir uslanmaz ask delisi
ne sevgililerden vazgectim sen de git
ne ilk ne de sonsun
sen akli ben ise aski sectim
ya sen ya baska birisi
eyvah yine basim yanacak
tehlike var canlar caliyor ah
eyvah karsi koyamadim akil bastan gidiyor
———————————————–
Dünya Dönüyor
Atlı karınca dönüyor dönüyor
Dünya durmadan dönüyor dönüyor
Yalnız dönmeyen bana sensin
Bekliyorum hep sen neredesin

Çiçekler güneşe dönüyor dönüyor
Dünya durmadan dönüyor dönüyor
Yalnız dönmeyen bana sensin
Bekliyorum hep sen neredesin

Bir haber de mi gönderemezdin
Hiç değilse bileyim sen nerdeydin
Yoksa sen kalpsiz miydin
Yoksa kalbin elbet dönemezdin

İçmişim başım dönüyor dönüyor
Ayrılanlar hep dönüyor dönüyor
Yalnız dönmeyen bana sensin
Bekliyorum hep sen neredesin
—————————————————
Erkekleri Tanıyın
Erkekleri tanıyın
Onlara inanmayın
Nasıl çapkın bakarlar
Kalbimizle oynarlar

Şu erkekler ne yaman
Her sözleri bir yalan
Görmesin güzel bir kız
Kalırsın yalnız
Aşkları biter
Acımaz gider

Ah ne yaramazdırlar
Bir türlü uslanmazlar
İstersen çok güzel ol
Tek kadınla durmazlar
——————————————–
Döneceksin
Bir aşkı besteledik ikimiz
Çalındı söylendi de bitti mi?
Kök topraktan ayrılmaz derdin
Söküp attın mı yoksa sevgimi

Gidiyorsun bir yabancı gibi
Elinde paramparça anılar
Bir yanda hiç yaşanmamış sanki
Harcanan, savrulan yıllar
Hasret yakınca içini belki
Gözlerinde bin pişmanlık seli
Döneceksin ergeç birgün geri
O eski sevgili gibi

Kolay değil hatırlamak şimdi
Unutulan ne güzel sözlerdi
Bu dönüşle mutluyum desem
Yalan yalan kalbim affetmedi

Ayrılık kaçmaktır çözüm değil
Özlem peşinden gelir bunu bil
Bensizde yaşadın hain zaman
Dönme hiç yolumdan çekil
——————————————–
Hançer
Ne çıkar hançer olsan, ipek olsan ne çıkar
Ne çıkar gümüş olsan, su olsan ne çıkar
Ne çıkar zulüm olsan, bozgun olsan ne çıkar
Ne çıkar yalan olsan, yemin olsan ne çıkar

Akar sular, akar zaman sevgilim
Bir gün gelir aşk kendini karşılar
Akar sular, akar zaman sevgilim
Bir gün gelir yürek hepsini karşılar

Zulüm olsan, bozgun olsan, yalan olsan
Yemin olsan ne çıkar

Ne çıkar talan olsam, yağmalansam ne çıkar
Geriye bir kuru dal kalsam ne çıkar
Ne çıkar kırılsam, dağılsam ne çıkar
Ne çıkar dağıtsam, parçalansam ne çıkar
—————————————————-
Dert Bende
Dert bende derman sende
Aşk bende ferman sende
Öldüren güldüren
Her gün ağlatan kalp sende
Mevsimler gelip geçse de
Aşk beni benden etse de
Dünyada hayat bitse de
Yine ölümsüz aşk bende

İstemem ayrılık boynumu büksün
İstemem aşkıma leke sürülsün
Ben rüyamda bile yalnız seni sevdim
İstemem baharda yaprak dökülsün

Aşkın alevse hasretin bir kor
Senin yokluğunu kalbime sor
Dünyaya seninle gelmiş gibiyim
Sensiz yaşamayı düşünmek çok zor
Sev demem sevme demem
Sen de benim gibi sev diyemem
Ömrümün neşesini seninle buldum kaybedemem
Nerelerdeydin sevgilim
Seni kader mi sakladı
Yıllardır beklenen huzur
Şimdi beni kucakladı
————————————
Dert Ortağım
Aşk kadehiyle içtiğim sensin
Sevgili diye seçtiğim sensin
Bütün dünyayı gezdim dolaştım
Anladım ki tek sevgilim sensin

Dert ortağım benim biricik sevgilim
Söyle senden başka kimim var benim

Senden uzakta geçmez günlerim
Bir gün görmesem seni özlerim
Başka birini sevemem artık
Gelmesen bile seni beklerim

Dert ortağım benim biricik sevgilim
Söyle senden başka kimim var benim
—————————————————-
Dertliyim Arkadaş
Sevda yollarında beyhude gezdim
Unuttum kendimi canımdan bezdim

Bilseydim kalbimi sana vermezdim
Dertliyim arkadaş haberin var mı

Gurbete gidip de kalmayacaktın
Başımı dertlere salmayacaktın

Hani sen ellerin olmayacaktın
Dertliyim arkadaş haberin var mı
———————————————–
Çapkın
Çapkın çapkın
Dün akşam sen yine beni atlattın
Ben beklerken kimbilir
Kimlerle beni aldattın

Çapkın çapkın
Bu akşam da ben seni aldattım
Sen beklerken ben şarkı söyleyip
Böyle dans yaptım

Çapkın çapkın
Söyle bana neden böyle yaptım
Sen sen beni yoksa
Minicik bir çocuk mu sandın

Çapkın çapkın
Artık uslu otur ve bekle beni
Hiç karışmam bak ben de sonra
Yalvartırım seni
———————————————–

Ahmet Tuncer

Ekleyen TAMER Eylül - 28 - 2009

degme felek

bugün benim efkarim var zarim var

bugün benim efkarim var zarim var

degme felek,degme,degme,telime benim

degme zalim,degme,degme,telime benim

gül yüzlü canani yar yar elden aldirdim,elden aldirim

ecel oku degdi,degdi telime benim

degme felek degme,degme telime benim

degme zalim degme,degme telime benim
——————————————–
kiz ben seni vurmazmiyam

kiz ben seni vurmazmiyam

saçlarindan asmazmiyam

senin gibi bir zalimi ,tarihlere yazmazmiyam

denizlerin ortasinda

gecelerin yarisinda

dizlerin arasinda

gecelerin yarisinda

birakip gittin beni yar,

zalimlerin arasinda,zalimlerin arasinda

birakip gittin beni yar,

zalimlerin arasinda ,zalimlerin arasinda

kiz ben seni vurmazmiyam

saçlarindan asmazmiyam

senin gibi bir zalimi ,tarihlere yazmazmiyam

kiz ben seni vurmazmiyam

saçlarindan asmazmiyam

senin gibi bir zalimi ,tarihlere yazmazmiyam

melekmisin $eytanmisin

dogrumusun yanli$misin

melekmisin $eytanmisin

dogrumusun yanli$misin

beni koymu$sun pazara,

alanmisin satanmisin,alanmisin satanmisin

kiz ben seni vurmazmiyam

saçlarindan asmazmiyam

senin gibi bir zalimi ,tarihlere yazmazmiyam

beni koymu$sun pazara,

alanmisin satanmisin,alanmisin satanmisin

kiz ben seni vurmazmiyam

saçlarindan asmazmiyam

senin gibi bir zalimi ,tarihlere yazmazmiyam
———————————————-
urfa sana kusmus

çok zaman oldu sen hala yoksun

yuregim kafeste gelde kurtulsun

zalimliktir yaptigin kallesliktir yaptigin

gel artik dön artik ömrüm kurtulsun

zalimliktir yaptigin kallesliktir yaptigin

gel artik dön artik ömrüm kurtulsun

urfa sana küsmü$ haberin olsun

gönlüm dara dü$müs muradin olsun

yeter artik yeter bu gidi$ son olsun

gel artik dön artik ömrüm kurtulsun

urfa sana küsmü$ haberin olsun

gönlüm dara dü$müs muradin olsun

yeter artik yeter bu gidi$ son olsun

gel artik dön artik ömrüm kurtulsun

çok zaman oldu sen gelmiyorsun

bugün bayram degil avutuyorsun

söyle gülüm söyle hiç mi sevmiyorsun

gel artik dön artik ömrüm kurtulsun

söyle gülüm söyle hiç mi sevmiyorsun

gel artik dön artik ömrüm kurtulsun

urfa sana küsmü$ haberin olsun

gönlüm dara dü$müs muradin olsun

yeter artik yeter bu gidi$ son olsun

gel artik dön artik ömrüm kurtulsun

urfa sana küsmü$ haberin olsun

gönlüm dara dü$müs muradin olsun

yeter artik yeter bu gidi$ son olsun

gel artik dön artik erdal kurtulsun

Adnan Şenses

Ekleyen TAMER Eylül - 28 - 2009

ah annem

Ah annem annem gurbette

Sevdiğim bir gonca idi daha

Koklamadan soldu dediler ben

Aşkımı ona söylememi?tim

Duyunca gözleri doldu dediler

Vefasız sanırdım o nazlı yari

Onun için terk eyledim diyar?

Duydum göç eylemiş gönlümün

Yari sanada selamı kaldı dediler

Artık feryadımı dinlesin

Könler uyusunlar dinler sahralar

Gözler o pembe yanaklar o

Tatlı diller çürüyüp aşkını anam

Buldu dediler çürüyüp

Aşkını buldu dediler
——————————–
doldur meyhaneci

içelim arkadaş benim derdim çok,

içelim arkadaş derdime çare yok

içelim arkadaş bu gün keyfim yok.

içelim arkadaş tadım tuzum yok

Dostlar acı söyler, düşmanlar sevine dursun

Bir büyük içtim ben, şifalar olsun

Mezem biraz peynir, birazda zeytin olsun

içelim arkadaş içelim işte,

içelim arkadaş sarhoşum i?te…

Doldur be meyhaneci, boş kalmasın kadehim…

Doldur be meyhaneci, hiç bitmiyor dertlerim…

Doldur be meyhaneci, çabuk doldur içeyim…

Doldur, doldur, doldur, doldur, gitsin…

Doldur be meyhaneci yanıyor içim içim…

Doldur be meyhaneci hiç bitmiyor dertlerim…

Doldur be meyhaneci kör kütük sarhoşum o biçim…

Doldur be gitsin…
————————————
gittin

Sen ve ben ama gittin

Niye bitirdin

Sonuna kadar gelmedin

Sevgini esirgedin gel kırma artık sev beni ömrünce

Ve elini gönlünce

Gel kırma artık yalnız bırakma

Yanıyor yüreğim

Gözyaşlarım ya?mur gibi

Allahım güç ver ona gelsin artık

Bitmesin bu sevda
———————————-
koyumun yagmurlari

eger olursem buralarda
eger benim icin aglayan biri varsa bas ucumda
eger olursem buralarda
vasiyetimdir beni gotursunler dogdugum topraklara

beni koyumun yagmurlarinda yikasinlar
bas ucumda biten yediverenleri ah asiklar koklasinlar
————————————-
neden saclarin beyazlamis arkadas

neden saclarin beyazlamis arkadas
sana da benim gibi cektirenmi var
goruyorumki hergun meyhanedesin
yasamaya kusturup ictirenmi var
bir zamanlar bende deli gibi sevdim
o bana dert,ben ona mutluluk verdim
yillarca soruyorum bu soruyu kendime
bilmemki bu dunyaya ben niye geldim
yillarca soruyorum bu soruyu kendime
allahim ben bu dunyaya ben niye geldim
———————————–
senede bir gun

gonlumde acmadan solan bir gulsun
her zaman gamliyim her zaman uzgun
beklerim yolunu aylar boyunca
yeterki gel bana
senede bir gun, senede bir gun

agarsin saclarin, solsun yanagin
adini anmaktan yansin dudagim
bu aska canimi adayacagim
yeter ki gel bana
senede bir gun, senede bir gun
————————————–
sevdalısın

Ne kadar söyledim gelme peşimden
Benim çektiklerim senin yüzünden
Anlamadım sanma gönül derdinden
Gözlerinden belli sen sevdalısın

Gezdiğim yerlerde gezer olmuşsun
Önüne gelene beni sormuşsun
Bir pembe gül idin yazık solmuşsun
Ağlamandan belli sen sevdalısın

Sil artık gözlerinden o yaşlarını
At artık kalbinden acılarını
Ne kadar gizlesen büyük aşkını
Sözlerinden belli sen sevdalısın

Gezdiğim yerlerde gezer olmuşsun
Önüne gelene beni sormuşsun
Bir pembe gül idin yazık solmuşsun
Ağlamandan belli sen sevdalısın
—————————————-
tanrım

Tanrım şahidimdir
Senden başka kimseyi sevmedim sevemedim
Tanrım şahidimdir
Senden başkasına canımsın demedim diyemedim

Şarkılar şahidimdir hasretle yandığıma
Şiirler şahidimdir her sözde olduğuna
Aşkımız şahidimdir seni unutmadığıma
Dünya şahidimdir canımda can olduğuna

Tanrım senden başka kimseyi sevmedim sevemedim
Tanrım senden başkasına canımsın demedim diyemedim

Tanrım şahidimdir
Senden başka kimseyi sevmedim sevemedim
Tanrım şahidimdir
Senden başkasına canımsın demedim diyemedim

Şarkılar şahidimdir hasretle yandığıma
Şiirler şahidimdir her sözde olduğuna
Aşkımız şahidimdir seni unutmadığıma
Dünya şahidimdir canımda can olduğuna

Tanrım senden başka kimseyi sevmedim sevemedim
Tanrım senden başkasına canımsın demedim diyemedim
—————————————————-
öyle dertliyim ki

Yerden yere vurdu beni kaderim
Öyle dertliyim ki diyemiyorum
Ümitlerim kırık yaşlı gözlerim
Öyle dertliyim ki diyemiyorum

Genç yaşta saçıma beyarlar doldu
Bu çileler bana arkadaş oldu
Kim sardı yaramı halimi sordu
Öyle dertliyim ki diyemiyorum

Gözümde değilki dünya serveti
Tüketti ömrümü bitmez hasreti
Ümitlerim kırık yaşlı gözlerim
Dönsede kalmadı artık kıymeti

Genç yaşta saçıma beyazlar doldu
Bu çileler doldu arkadaş oldu
Kim sardı yaramı halimi sordu
Öyle dertliyim ki diyemiyorum

??